Kar Dilinde Aşk
Gönderen zahara - Aralık 31 2009 17:42:35
Yakardı güneşin sıcaklığı elimizi, yüzümüzü de bir türlü soğuktan moraran ellerimizi ısıtamazdık. Belki de o günlerden kalma hala bana r16;Sen kış güneşi misin/yakarsın ısıtamazsınr17; mısrası anlatır en güzel aşkları.
Haber Metni
Elimde karlı günlerden kalma bir fotoğraf karesi. Arkasında el yazısıyla Başor17;nun şiirinden iki mısra eklenmiş: r16;Gel, karı seyredelim/Gömülünceye dek.r17; Bu davete yüzümü dönüp elimdeki biletle uzun bir yolculuğa çıkıyorum. Gündemden, dünyada olup biten her şeyden kopup karı seyretmeye gidiyorum.
Meryem orucu tutmuş kalbimizle karı seyrediyoruz.
Kar yağıyor üzerimize.
Sadece toprağı değil, kalbimizdeki acıları ve hüznü de kara gömüyoruz.
Rahmetli anneannemden kalma kar taneleri gibi bembeyaz tespih taneleri kayıyor bir elimin parmaklarındanr30;
Diğer elimin parmakları pencereden uzanmış, ipi kopmuş tespih taneleri gibi yeryüzüne doğru savrulan kar tanelerine dokunarak Allahr17;tan rahmet dileniyor.
Gökyüzünden üzerimize rahmet yağıyor.
Kalbimi kirleten öfkeyi kara gömüyorumr30;
Bu gece karın ninnisini dinleye dinleye büyümüş çocukların duyacağı kadar güzel bir müzik çalıyor yeryüzünde.
Kar tanelerinin şehir ahalisine yüzlerce yıldır söylediğir16;sessiz bir musikidirr17; bu!
İşte gecenin bu vakti camın önüne oturmuş karın sessiz müziğini dinlerken, r16;her yeri kar kapladı hayvanlar aç kalacakr17; tedirginliğiyle annemin sabah erkenden elimize tutuşturduğu bir torba dolusu et suyuna batırılmış ekmekleri kedilere, köpeklere vermek için dışarı çıktığımız günleri hatırlıyorum.
Bir de kuşlar yesin diye balkona, pencere önüne koyduğumuz yiyeceklerir30;
Kalbimi karın merhametli beyaz yüzüne gömüyorumr30;
r16;Uyan kar yağıyor!r17;
Sesiyle uyandırılan dostlukları hatırlıyorum. r16;Karlı bir gece vaktir17; uyandıracak dostu olmayanın kendine esef etmesi gerektiğini bilen güzel dostlarla çıkılan karlı yolculukları..,Soğuğa aldırmadan
-insanların henüz dokunmadığı- kuytu köşelerdeki kardan çarşafların üzerinde yan yana uyanıp gökyüzünü seyrettiğimiz günleri hatırlıyorum.
Sıcak yatağından kalkıp bir gece yarısı kapımı çalan kadim dostluğa sevgimi gömüyorumr30;
***
Sevinçle uyanıyoruz geceyer30; Penceremiz gökyüzüne açılıyor.
r0;Sen dünyada ve ahirette kalbimdesinr1; diyor. Sonra susuyoruz. Tıpkı eski günlerdeki gibi uzun uzun susuyoruz!
Ruhuma ruhu dokunuyor. İnsan olmanın yükünü alan bir dokunuş bu!
Ruhum bir milim daha genişliyor, kuşlar kalbimde kanat çırpıyorr30;
Hala aklında mı bilmem. Hani her zaman yemek yemek ve çay içmek için aynı mekana giderdik ve orada sık sık Edip Akbayramr17;ın r16;Hava nasıl oralarda üşüyor musunr1; şarkısını dinlerdik. Bu şarkının üstüne bir sigara yakardık. Sonra gözlerimizi kapatırdık ve kendimizi müziğin sesine ve içimizin sessizliğine bırakırdıkr30;
Hala aklında mı bilmem. Karın yağdığını bir müjde olarak birbirimize verirdik. Sonra dışarı çıkar uzun uzun karda yürürdük ve ne çok üşürdük ne çok! Üşüyen ellerimizi kış güneşine doğru uzatıp ısınmayı umardık. Yakardı güneşin sıcaklığı elimizi, yüzümüzü de bir türlü soğuktan moraran ellerimizi ısıtamazdık. Belki de o günlerden kalma hala bana r16;Sen kış güneşi misin/yakarsın ısıtamazsınr17; mısrası anlatır en güzel aşkları.
Bilmem kurşun kalemle defterime yazdığın bu şiir hala aklında mı?
Hala aklında mı bilmem.Seninle susmayı ve karda yürümeyi ne çok severdik. Şehir arkamızda kalırdı da biz yorulmayı bilmezdik. Çok üşüdüğümüzde Hemşin Pastanesir17;ne sığınırdık.Rahmetli Nail Amca büyük bardaklarla çaylar ikram ederdi.
Duvarlarında eski plak kapakları, resimler, antika eşyalarla dolu olan bu pastaneden hiç çıkmak istemezdik. Zeki Mürenr17;den, Münir Nureddinr17;den birbirinden güzel parçalar dinler ruhumuzun penceresini eskilere çok eskilere doğru usulca açardık o uzun kış gecelerinde.
Necip Fazılr17;ın Karsr17;ta askerlik yaptığı yıllar bu pastaneye uğradığını, Ahmet Hamdir17;nin, Mehmet Kaplanr17;ın bu pastanede yaptığı edebi sohbetleri anlatırdı Nail Amca büyük bir heyecanla. Sonra yıllarca gönül kapısını herkese açmanın karşılığı olarak kendisine verilen UNİCEFr17;in hoş görü ödülüne gelirdi konu...Konu konuya açardı, bizi de alır yanına eski günlere götürürdü her gecer30;
Hala aklında mı bilmem. Biz o şarkıları dinlerken kalbimiz bir yıldız gibi kayardı.
r16;Tennure giymiş ağaçlarr17;ın üstünde kuşlar dönerdir30;
Tennure giymiş çam ağaçları etrafımızda dönerdir30;
Dönüp dönüp yine aynı yere gelirdik.
Bir çığ-lık kopardı içimizde.
Kimselerin duymayacağı kadar derinden.
Kimsenin duyması imkansız o çığlık sesiyle uyanırdık her sabah.
Her sabah aynı rüyadan uyanırdık.
Birbirimize uyanır gibi!
(*) S.Karakoçr17;un Kar şiirinden.
Notr30; Gündemden kopup bir kar topu gibi uzaklara savruldum. Gözlerimi kara gömdüm başka bir şey de gördüğüm yok.
Ayşe Olgun